7 Eylül 2010 Salı

Bit Palas



Ben sustum artık kitaplar konuşuyor.

"Endişelenmeye başladığımda, nerede ne zaman ne söylemem gerektiğini karıştırdığımda, insanların bakışlarından korktuğumda, insanların bakışlarından korktuğumu belli etmemeye çalıştığımda, tanımak istediğim birine kendimi tanıtmak istediğimde, aslında kendimi ne kadar az tanıdığımı bilmezden geldiğimde, geçmiş canımı yaktığında, geleceğin de daha ala olmayacağını kabullenemediğimde, ne bulunduğum yerde, ne de göründüğüm insan olmayı içime sindirebildiğimde...saçmalarım."

----------

"Gidemeyenler'den olmanın en kötü yanı gidememek değil, kalamamaktır aslında..." 

----------

"Her canlının ölümünün rengi farklıydı."

----------

"...bir tekrarlar silsilesidir yaşam; başı ve sonu yoktur."

----------

"...böyle bir şeydi mazi. Kilimin üzerine dökülüvermiş kırıntılara benzemezdi. İnsan, canı istediği zaman pencereyi açıp, mazisini çırpamazdı."

----------

"...ne zaman birini bundan böyle sevmemeye karar versek kendi kendimize, ondan bizde kalan eşyalarla hesaplaşırız öncelikle."

----------

"Böyle aralara serpiştirilmiş yabani suskunluklar, aynı dili konuşmayanların sohbetlerinin nakaratlarıdır; belli aralıklarla tekrarlanır."

----------

"Sarhoşların araba sürmeleri sakıncalıdır. Bunu herkes teslim eder. Ne var ki, sarhoşların telefonu kullanmaları, araba kullanmalarından çok daha ölümcül sonuçlar doğurabildiği halde bu konuda hiçbir düzenleme mevcut değildir. Sarhoşken araba kullananlar rasgele hedeflere çarpar: aniden karşılarına çıkan talihsiz bir ağaç, kendi halinde seyreden ilgisiz bir araç...ne bir kasıt vardır bu kazalarda, ne de bir amaç. Sarhoşken telefonu kullananlar ise gidip mutlaka sevdiklerine çarpar."

----------

"Topal bir adam dans edemiyorsa, tabii dans edemez çünkü topal deriz. Ama aynı anda mahir bir dansçıysa, o zaman da deriz ki, tabii ötekilerden daha iyi olacak, çünkü topal."

----------

"Aşk nörokimyasal bir düzenektir. Ve en sadık aşıklar da kuş beyinlidir. Eğer seneler sonra hala kocasına körkütük aşık bir kadın görürsen, bil ki belleği tıpkı bir baştankaranın belleği gibi çalışıyor."

----------

"Kapalı bir sandığın içinde günışığına çıkmayı bekleyen, kıymeti bilinmemiş bir define değilim ben. Hakkımda soracağın her sorunun cevabı üç aşağı beş yukarı sende saklı zaten. Beni keşfetmeye çalışmanı da, keşfettiğini sanmanı da istemem. Tanımak zorunda değiliz birbirimizi, daha bir arpa boyu tanıyamamışken kendimizi. Başkaları hakkında edinilen bilgiler, çöplükten gelişigüzel çıkarılan yiyeceklere benzer. Tadına varamayacak olduktan sonra, kokutmaz zorunda değiliz beynimizde."

----------

"Anladım ki benim içimi cız ettiren, ona vız geliyor."


Asteriks

4 yorum:

mustafa dedi ki...

askerdeydim...astegmen olarak bi koy karakolunda gece pusuya cikmak icin konuslaniyorduk..boluk komutanim bu kitabi okudugumu gordugunde beni vatan hainligiyle suclayacak derecede elestirmisti.oysa ben komando astegmen olarak orada canimi bile vermeye hazirdim..bilirsin baba ve picten oturu mimlenmmisti kadin..hatiralarim canlandi.aldin goturdun beni agrinin eteklerine:(

Fareli Köyün Kavalcıları dedi ki...

Evet biliyorum biraz tartışmalı bir yazar olduğunu. Ben cümlelerini seviyorum ama. İyi mi yaptım kötü mü anlamadım şimdi. :)

cips yiyemeyen kız dedi ki...

Ne olursa olsun, okunmalı Elif Şafak üzerindeki şaibelere aldırmadan... Onu eleştirenler kitaplarını okurlarsa olayları nasıl ele aldığını görürler bence...

Fareli Köyün Kavalcıları dedi ki...

Ben de okunması gerektiğini düşünüyorum ama işte insanlar sabit fikirli olunca malesef kendi düşünceleri dışında hiçbir şeyi kabul etmiyorlar. En çok da hayatı boyunca Elif Şafak'ın bir kitabını bile okumadığı halde ona ve onu okuyanlara laf atanlara sinir oluyorum.